Gönen Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi

Gönen’in Kurtuluşu

Sevgili oğlum;

Ben sana hep bu elmanın doğru yarısı olmayı, doğru yarıları iyi tanımayı, iyi öğrenmeyi öğütlüyorum. Ve umutsuzluğa kapılmamayı, bu iş artık bitti dememeyi, “bu daha başlangıç” demeyi öğütlüyorum. Serap Yeşiltuna

Kurtuluş, her yana farklı tarihlerde geldi. “Zafer” haberi ulaştıkça adım adım her yan temizleniyor, umutsuzluk, yılgınlık birer birer siliniyor ve topraklar düşman askerinden temizleniyordu.

İşte dedelerimizin Balkanlar’dan gelip yerleştiği Gönen de çok değil kısa süre sonra, 6 Eylül Çarşamba günü kurtuluşa hazırlanacaktı.

Hep bir festival havasında geçmiştir Gönen’de. Başka yerlerde de eminim böyleydi. İzmir nasıl ki 9 Eylül’de bu kurtuluşu bir şenliğe çevirdiyse, eminim tüm o şehirlerde, tüm o minicik ilçelerde aynı coşku sokaklara yansıyordu. En azından bu uzunca bir süre böyleydi.

Belki bir dönem sokaklarda meyveli “missüt” dağıtılarak ve belediyenin davet ettiği dönemin ünlü sayılabilecek şarkılarıyla renklendirilmeye çalışılarak biraz sulandırılmış olsa da halk için hep özel bir yeri oldu.

Özel bir yeri oldu çünkü burada yaşayan Türkler için gerçek kurtuluş bu tarihte başladı. Düşmanla sıcak temasta bulunan, yerinden yurdundan edilmeye çalışılan, çeşitli zulümlere maruz kalan halk için, toprağının düşmanın çizmelerinden tam olarak temizlendiği gündü gerçek kurtuluş.

Yunan’ın bozgun haberi kasabaya geldiği anda, Gönen Yıldırım Müfrezesi kasabayı sarmış bekler durumdadır. Kasabada güçlü bir Yunan birliği bulunduğu için hemen taarruza geçilmez. Teslim teklifi önce reddedilir ve Rum mahallesinden ateş açılır. Ve muharebe başlar. Ama Uşak’ta esir edilmiş Trikopis’in ordusu artık her yerde yenilmeye mahkumdur.

Kısa süre içinde Gönen tamamen Yunan askerinden temizlenir. Rumlar ise Erdek’e doğru kaçıp Yunan gemilerine sığınırlar, her yanda olduğu gibi.

Yıldırım müfrezesi, kaçan Yunanlıları bir yandan takip etmektedir şu marşı söyleyerek:

Önümüzde Yunan,

arkamızda Gönen

Yürü arslan yürü sen,

Allah’a güven

Vatanseverlik, milliyetçilik biraz da maya işidir. Kahramanlık da hainlik de bu mayanın bir parçasıdır ama bir elmanın da iki yarısı gibidir.

Ben sana hep bu elmanın doğru yarısı olmayı, doğru yarıları iyi tanımayı, iyi öğrenmeyi öğütlüyorum.

Ve umutsuzluğa kapılmamayı, bu iş artık bitti dememeyi, “bu daha başlangıç” demeyi öğütlüyorum.

6 Eylül biraz da bu yüzden önemli. 6 Eylül ya da bir başka gün…

Anadolu’nun işgal altındaki her yanı 1 Eylül’lerde, 2’sinde 4’ünde 5’inde 25’inde, bir yerlerinde Kurtuluş’u karşıladılar ve her yanda hâlâ o kurtuluş günleri coşkuyla kutlanıyor.

Çünkü bu tarihler bize hâlâ kurtuluşun yakın olduğunu anlatıyor.

Her gecenin bir sabahı olduğunu, her hainliğin er ya da geç son bulduğunu hatırlatıyor.

Ve hep uyanık olmayı, hep tetikte olmayı, hep görev başında olmayı öğütlüyor.

Paylaş!

12 AYA KADAR TAKSİT! 200TL VE ÜZERİ HARCAMALARDA KARGO BEDAVA!! Kapat